|
IĞDIRIN GELECEĞİYLE OYNAMAYIN |
|
29 mart seçimlerinin üzerinden 1 yıla yakın bir zaman geçti. Hani “bir musibet bin nasihatten iyidir” sözü vardır ya; o söz Iğdır’ın Azerisi için geçerli değildir. Iğdır’ın Azerisinin aklı başına gelmediğini maalesef üzülerek belirmek isterim ki gelmemiştir. 29 Mart seçimleri sonucundan üzüntü duyanlar olduğu gibi, duymayanların olduğunu görmek insana sıkıntı veriyor.
Iğdır Belediye Başkanı gözaltına alındıktan sonra tutuklandı. Bunu herkes biliyor. Tutuklanmadan sonra kanun gereği belediye meclisi toplanıp meclisten belediye başkan vekili seçecekti. Belediye meclisinin yapısı da belli. BDP’nin 13 üyesi de aralarından belirledikleri adaya oylarını kullanarak başkan vekillerini seçtiler. Onlara helal olsun…
Gelelim, bizim kendini vatanperver sayan Azeri meclis üyelerine. MHP’den 6, AKP’den 6 üyenin bulunduğu Azeri belediye meclis üyelerinden başkan vekilliği için aday belirleme esnasında çıkan tartışmalar başından sonun ne olacağını belirler gibiydi.
Öncelikle MHP ve AKP’li meclis üyelerinin her birinin kendisi başkan vekili olacağını düşünmesi işin içinden çıkılmaz hale dönüşmesinin birinci sebebiydi.
Öncelikle 29 Mart seçimlerinden birbiriyle kıyasıya mücadele eden AKP ve MHP yöneticileri, partiler ve toplumun önde gelenleri ortalıkta neden yoktu? Niçin bu meclis üyelerini bir araya getirip en azından 12 üyenin oyunu tek sandığa attırmadılar?
Belediye başkan vekili seçimi yapılmış, atı alan Üsküdar’ı geçmiş hele bizimkiler, eski gidişatı sürdürüyor. Iğdır’ı bu hale getirenler birbirlerini suçluyorlar. AKP’liler MHP’liler bir araya gelmedi, BDP’li belediye başkan vekiline 14 oyu MHP bir üye verdi, diyor. MHP’lilerde AKP’li üyeleri suçluyor.
Kim kime oy verdiyse verdi. Sonuç olarak belediye başkan vekili BDP’nin 13 üyesinin yanında 14 oy almış mı? Seçimi kazanmış mı? Haydi, size güle güle...
Gidin bir bağdaş kurup şapkanızı dizinizin üstüne koyun derin bir düşünün bakalım. Kim nerede hata yaptıysa, hatasını kabul etsin ve hatadan geri dönsün.
Böyle devam ederse, bu günden itibaren Iğdır’ın seçim sonuçları başından bellidir. Özellikle Azeri kesimden kimse Iğdır’dan belediye başkanlığına, milletvekilliğine heveslenmesin. Sonuç ortadadır.
Ha, şunu da belirtmeden geçemeyeceğim. Iğdır’a altın tepside gül sunsanız, başka sonuç çıkmaz. Yatırım gelecek, Iğdır’ı kurtaracağız sözleri artık nafile sözlerdir. Doğru da olsa beş para etmiyor.
Iğdırlı her gün söz üretiyor. Seçimlerden bu yana ben özellikle Azeri kesimin feryatlarını hiç dinlemedim. Haksızlıklar yapılıyor, görevden alınıyorlar dendiği zaman doğaldır deyip geçiyorum. Çünkü bunu biz istedik. Yani birçok insan benim Nurettin Aras’tan bir menfaatim var, zannederler. Ama bu tür düşünenler bana büyük haksızlık yaptıklarını bilmelerini istiyorum.
İktidarı beğenirsiniz, beğenmezsiniz, ama bir güçtür iktidar. Sıkıştığımız zaman, işlerimiz çatallaştığı zaman iktidarla birlikte olmanın gereğini kabul ederiz. O zaman da iş işten geçer.
Evet, bakıyorum da, milliyetçi geçinenlerden bu konulara sesi çıkmıyor, belediye meclisinde alınan kararlara bir gün bile tepki gösterilmedi bu güne kadar.
En kötüsü de dün yapılan belediye başkan vekili seçiminde alınan sonuç ve Azeri belediye meclis üyelerinin bir araya gelememeleri acı gerçeğiydi.
Halen birbirimizi suçlamaya devam edelim bakalım. Nereye kadar gidecek. Bir gün benim haklılığım kabul görürse o zaman da bu günkünden daha vurucu cümleler kullanacağımı şimdiden belirtmek istiyorum…
|